SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1581 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsi Buhârî «Kitâbü'h-Buyû'», «Kitâbü'l-Megâzî» ve «Kitâbü't-Tefsîr»de; Ebû Dâvûd; Tirmizî ve Nesaî «Buyû'»da; İbni Mâce «Ticârât-da muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Hadîsin metninden de anlaşıldığı vecihle hadîs-i şerif hicretin sekizinci yılı ramazanında Mekke'nin fethi esnasında şerefsadır olmuştur.

 

Ulemâdan bazılarına göre hadîste beyân buyurulan şeyler ihtimâl daha evvel haram kılınmış; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o zamana kadar duymamış olanların işitmesi için burada onları tekrarlamıştır.

 

Birinci rivayetin vechi şudur: Allah Teâlâ'nın emri Resulü zîşân'ı-nın da emri demektir; çünkü o ancak Allah'ın emrettiği şeyi emreder; binâenaleyh emir birmiş gibidir; bu sebeple fiil müfred kullanılmıştır.

 

«O haramdır.» cümlesindeki zamir, bazılarına göre satışa râcidir. Bu takdirde mânâ: «Ölü hayvan yağlarının satışı haramdır.» demek olur. İmam Şafiî 'nin kavli budur. Bir takım ulema buradaki zamiri intifâa irca' etmişlerdir. Onlara göre cümlenin mânâsı: Ölü hayvan yağlarından faydalanmak haramdır.» demektir. Bu zevat ölü hayvandan faydalanmayı esas itibariyle caiz görmezler; meğer ki caiz olduğuna delîl buluna. Nitekim tabaklanan derinin temiz olacağı hakkında delil hadîs vardır.

 

Bu hadîste Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e üç şey sorulmuştur:

 

1) Ölü hayvan yağları ile gemilerin yağlanması,

 

2) Derilerin yağlanması ve

 

3) Bunların kandillerde yakılması.

 

Ashâb-ı kiramın «Bu yağlar satılabilir mi?» diye sormaları bunun caiz olduğunu zannettikleri içindir; çünkü böyle bir satışta birçok faydalar vardır. Nasıl ki ehlî eşeklerin etleri yenmese bile satılması birçok menfaatlerden dolayı mubah kılınmıştır. Fakat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kendilerine cevap vererek meselenin zannettikleri gibi olmadığını haber vermiş; Ölü hayvan yağlarının satışının da, parasının da haram olduğunu bildirmiştir; çünkü bu yağlar kanla şarap gibi satışı ve satış bedeli haram olan necis şeylerdendir.

 

Mezkûr yağları kandillerde, gemi ve deri yağlamalarında kullanmak satıp da paralarını yemek kabilinden değildir; zira yağ olarak sürülen bir şey, pislik bulaşan eşya gibi su ile yıkanıp temizlenebilir. Atâ' b. Ebî Rebâh ile ulemâdan bîr cemaatin kavilleri budur. Sahâbe-i kiramdan Ali, İbni Abbâs ve İbni Ömer (Radiyallahû anhûm) hazerâtının kavillerine göre içine fare düşen yağı kandilde yakmak caizdir. Nevevi diyor ki: «Yememek ve bedende kullanmamak şartiyle bu yağlardan kandil, pis zeytin yağından sabun yapmak, pis baldan arılara yedirmek, murdar Ölen hayvanı köpeklere yedirmek gibi meseleler ihtilaflıdır. Bizim mezhebe göre bunların hepsi caizdir.

 

Kaadî İyâd bu Kavli Mâlik, Şafiî, Sevrî, Ebû Hanîfe ve arkadaşlarından da nakletmiştir.»

 

Ölü hayvan ile putları satmanın caiz olmadığına icmâ-ı ümmet vardır; çünkü bunlardan istifade edilmez; binâenaleyh mukabillerinde para vermek malı israf olur; bunu şeriat yasak etmiştir. Buna bakarak Şâfiîler'le Hanefîler'den bâzıları putlar kırılır da istifâde edilir hale getirilirse parçalarını satmak caizdir demişlerdir.

 

İbni Münzir: «Madem ki, ulemâ ölü hayvanı satmanın haram olduğuna ittifak etmişlerdir, o halde dâr-ı harbden bir kâfirin leşi de aynı hükümdedir.» diyor. Filhakika ulemâ bu hadîsle istidlal ederek insan ölüsünün mutlak surette satılamayacağına kail olmuşlardır. Müslümanın cenazesi şeref ve faziletinden dolayı satılamaz; hatta saçından, derisinden ve hiç bir uzvundan faydalanmak caiz değildir.

 

Kâfire gelince: Hendek harbinde Nevfel b. Abdillâh b, Muğîre müslümanlar tarafından öldürülüp elde edilince müşrikler onu satın almak istemiş, fakat Resulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

 

«Bizim onun cesedine ve cesedinin kıymetine ihtiyacımız yoktur.» buyurarak bu satışı reddetmiş; cesedi karşılıksız müşriklere terk etmiştir. Hatta siyer ulemasından İbni Hişâm'ın beyanına göre müşrikler Nevfel'in cesedine mukabil Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e on bin dirhem vermek istemişlerdi.

 

Bazıları bu hadîsle insan Ölüsünün pis olduğuna istidlal etmişlerdir. Ancak müslümanın ne dirisinin, ne de ölüsünün pis olamayacağını bildiren sahîh bir hadîs babımız hadîsinin umumunu tahsis etmiştir. Mezkûr hadîsi Hâkim «El-Müstedrek»inde İbni Abbâs {Radiyallahû anhj'dan rivayet etmiştir. Bu hadîs hakkında Hâkim: «Buhâri ve Müslim'in şartları üzere sahihtir; yalnız onlar bunu tahrîc etmemişlerdir.»  demektedir.

 

Kurtubî, insan ve hayvan pislikleri gibi faydalı necasetlerin satılıp satılamayacağı hususunda ihtilâf edildiğini, Şafiî*ye göre caiz olmadığını söylemiş: «Bunu İmam Mâlik ile Kûfeliler ve Taberî caiz görmüşlerdir.» demiştir. Bir takım ulemâ bu meseleyi müşteriye caiz, satıcıya yasak görmüş, müşteri buna mecbur olduğu için satıcıdan daha ma'zur sayıldığını söylemişlerdir. Bu kavil bâzı Şâfiîler'den rivayet olunmuştur.

 

Babımız hadîsi Ölü hayvanın et, kıl, tırnak, diş ve deri gibi cüzlerinin de necis olduğunu söyleyenlerin delilidir. İmam Şafiî ile İmam Ahmed'in kavilleri budur.

 

İmam Âzam ile İmam Mâlik'e göre kıl, tırnak, boynuz ve kemik gibi içine hayât girmeyen âzâ ölümle pis olmaz, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in fildişinden bir tarağı vardı. Fil, eti yenilmeyen bir hayvandır; binâenaleyh bu da gösterir ki, diş ve kemik gibi şeyler temizdir.

 

Dârekutnî'nin Hz. İbni Abbâs 'tan rivayet ettiği bir hadîste :

 

«Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ölü hayvanın yalnız etini haram kıldı; deri, kıl ve yünde ise beis yoktur.» denildiği gibi, yine Dârekutnî'nin Hz. Ümmü Seleme (Radiyallahu anha)'dan rivayet ettiği bir hadîste de Ümmü Seleme (Radiyallahu anha): «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i:

 

«Tabaklanmak şartiyle ölü hayvanın derisinde; su ile yıkanmak şartı ile yün, kıl ve boynuzlarında bir beis yoktur» buyururken işittim.» demektedir.

 

«Esnam* sanemin cem'idir. Cevheri 'nin beyanına göre sanem ile vesen aynı mânâya gelirler; put demektirler. Diğer lügat uleması bu iki kelime arasında mânâ itibariyle fark görmüş: «Vesen : Cüssesi olan puttur; sanem ise sadece resmedilendir.» demişlerdir. Bu hususta daha başka sözler de söylenmiştir. Bazan vesen: Haç mânâsına dahî kullanılır.

 

«Meyte» şer'î usûle riâyetle kesilmeyip eceliyle ölen hayvandır. Eceliyle ölen hayvan bilicmâ' yenmez. Bundan yalnız balık ile çekirge istisna edilmiştir.